Gerçeği Karnın Biliyor

Bizler kendimizi özgür ve ayrı bireyler olarak düşünsek de aslında toplumdan farkında olmadan aldığımız bilgiler zihnimizi bulandırıyor ve bedenimize yansıyor. Ve sen, bedenin üzerinde hakimiyetin olduğunu zannetsen de, bilinç dışın kendini bedeninde var ediyor, çeşitli semptomlar yaratarak görünür olmaya çalışıyor.

Bedenindeki bu yansıma bilhassa bizim gibi “cinselliğe yasaklı” toplumlarda ortak paydalar gösteriyor. Halsizlik, cinsel isteksizlik, regl problemleri; hatta kas ağrıları, bulantılar… Tüm bu fiziksel görünen dertlerinin aslında duygusal bir temeli olduğunu çoktan düşünmüşsündür.

Yasaklar, hepimizde başka reaksiyonlar yaratır. Kimimiz korkuyla kendimizi kapatır, kimimiz dağılır, kimimiz kaybolmuş hisseder; kimimiz ise karşı gelmek adına fazla açılır.. Yine de eninde sonunda “kendiliğimize” ait olmayan birtakım “tepki”ler vermek durumunda kalırız. Düşünelim; cinselliğin ve cinsel yönelimin bize doğru dürüst anlatıldığı, içinde özgür bırakıldığımız ve desteklendiğimiz bir dünyada keşiflerin sana ait olabilirdi ve ne yöne doğru gideceğine sen karar verebilirdin.

Oysa böylesine gizli saklı toplumsal yasakların içinde doğal olarak bedenin nasıl davranacağını bilemiyor olabilir.

Kendi cinselliğini bastırmak demek, aslında yaşam gücünü bastırmak demektir. Libido bilindiği üzere sadece cinsel enerjimizi değil, yaşam gücümüzü tanımlar. Cinsel enerjimiz ve libidomuz bir nevi iç içedir. Burada cinsel enerji derken illa ki sevişme arzusundan bahsetmediğimi biliyor olmalısın, yaratıcılık, üretme, keyif alma, coşku, devam etme, bağ kurabilme…

Bunların hepsi sakral çakranla yani karnınla ilgili yetiler.

Kolektif bilinç dışının düşüncelerimizi nasıl etkilediğini reddedemeyeceğimize göre, özgürleşmeye en somut yerden: kendi bedeninden başlamak en faydalı yöntem olur. Bazen zihninin sana doğru mu, yanlış mı söylediğini ayırt edemiyor olabilirsin. Bu düşünceler gerçekten senin mi, yoksa bunları bir yerlerden mi öğrendin? Gerçekten ayırt edebiliyor musun?

Bedeninle çalışmak seni tamamen kendine has kılar, kendine yakınlaşmanı ve kendi doğrunu bularak onu yaşamanı sağlar.

Bunun için pelvis, göbek odaklı danslar ederek bedeninin aşağı bölümleriyle bağ kurabilirsin ve böylelikle bedenden ruha veya bedenden psikolojine doğru bir sağaltma yaşamış olursun.

Bunun için tabii ki de okumak, yazmak yetmiyor. Fiziksel aktivitelerde bulunman gerekiyor ki bedenini, dünyevi varlığını algılayabil. Bedeni içeriden algılayabilmek için ise dans en arkaik yöntem, insanlık daha söz yokkenden beri dans ediyor.

Bedenin alt bölümlerinin yani karnının ve kalçanın dans ile özgürleşmesi bu dünyada daha rahat var olabilmeni ve bedeninde güvende hissetmeni sağlayacak. Sürekli orada burada uçuşan düşünceler sonunda farkına varacak “İşte buradayız.” Artık anda olmaya çalışmana gerek yok. Kalçan ve göbeğin seni zaten şimdi ve burada tutacak.

Senin nerede olduğunu onlar biliyor.

Dünyayı onlar biliyor.

Sen, kendi gerçeğini düşüncelerinde değil, aşağılarda bulacaksın.

Gerçeği zihnin değil, karnın biliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir